Tarihçemiz
ÜCD’nin kuruluşundan 10 yıl geçmesinin ardından bir kez daha geçmişe bakıyoruz. AGEP’ten 2010’lara doğru bakıldığında ÜCD’nin neden, nasıl bu noktalara geldiği çok daha iyi anlaşılır. AGEP bir sivil toplum örgütünün proje bazlı yönetilmesinin ne gibi başarılı sonuçlara yol açacağını gösteren en önemli belgedir. Yeter ki 10 yıl boyunca gelişen bu süreci okuyalım, araştıralım, anlayalım ve uygulayalım. AGEP kendiliğinden bir günde oluşan bir ürün kesinlikle değildir. Kişilerin yıllar boyu biriktirdikleri deneyim, deneyimlerin ÜCD bünyesinde proje olarak hayata geçirilmesi, projenin adım adım değerlendirilip geliştirilmesi (Nobel Ekonomi Ödülü almış Deming’in kalite çemberinin “Planla – Uygula – Kontrol et – Analiz et” uygulanması sonucudur) sonucunda ortaya çıkmıştır.
Bireylerin deneyimi:
2000-2010 yılı arasında Ankara Ürologlar Derneği’nde Serdar Tekgül, Asistan Eğitim Toplantıları düzenlemeye başladı. Bu toplantılar Ankara’da hemen hemen tüm eğitim kurumlarının düzenli katılımıyla yıllar boyunca devam etti. Hatta toplantı CD’leri ülkenin diğer eğitim kurumlarına da gönderilerek eğitim kurumlarındaki asistanlarında oldukça ilgisini çekti. Çeşitli koşullar ve ne yazık ki kurumsal sahiplenme kültürümüzün eksikliği nedeniyle de proje sonlandı.
Ayrıca Türk Üroloji Derneği bünyesinde Serdar Tekgül, Üroloji Okulu projesini hayata soktu. Bu projede yaklaşık 100 asistan Kızılcahamam, Gölcük, Uludağ gibi şehir dışı ortamlarda 4 gün hocalarıyla beraber kamp tarzı eğitim alıyordu. Yaklaşık 20-25 hoca ürolojinin her konusu ile ilgili dersler veriyor, sunumlarını da kitapçık tarzında asistanlara sunuyorlardı. Kampın son gününde de sınav yapılıyordu. Bu projede 2008’lere gelindiği zaman ne yazık ki sonlandı.
İyi bir ürünün dahi ülkemizde “Sürdürülebilme” olasılığı oldukça azdır. Hele ki “Sürdürülebilir gelişme” kavramı hemen hemen imkansız bir stratejidir. Merkezi standardize asistan eğitiminde planlı yaklaşım 2010’lara gelindiği zaman ne yazık ki unutulmuş bir kavramdı.
ÜCD’nin kurucuları arasında yer alıp 2020’lere ulaşmasında katkıları olanlardan Adil Esen’de 2006 yılında Türk Üroloji Yeterlilik Kurulu akreditasyon alt kurulu başkanı oldu. Başkanlığı döneminde akreditasyon koşulları kitapçığı son haline getirildi. Akreditasyon vizit kriterleri belirlendi ve kriterleri değerlendirip asistan eğitimi akreditasyonu verecek kurulların eğitimi tamamlandı. 2008 yılında Türk Üroloji tarihinde ilk kez bir kurum ulusal araştırma görevlisi akreditasyonu belgesi aldı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı kendilerine gönderilmiş olan akreditasyon koşullarına uyum sağladığını bildirince Adil Esen’in de içinde bulunduğu bir akreditasyon değerlendirme kurulu Anabilim Dalını ziyaret etti. Akreditasyon değerlendirme koşullarını yerine getirdiği objektif olarak belirlenmesi sonrası Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’na ulusal akreditasyon belgesi verildi. Ardından Çapa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı aynı belgeyi aldı. Tabii ki ülkemizde sürdürülemezlik kavramının sonsuz kurbanından biri de Türk Üroloji Yeterlilik Kurulu oldu. Önceki bölümlerde detaylarıyla anlattığımız gibi Türk Ürolojisi içindeki rahatsızlıklar nedeniyle kurul çalışamaz hale geldi. Yapılanlar da tarih içinde yerini aldı.
ÜCD’nin kurucuları arasında yer alan Serdar Tekgül, Adil Esen ve diğer öğretim üyelerinin deneyimleri ÜCD’ye taşındı. Bir öğretim üyesinin asli 3 görevi vardır; Eğitim, Araştırma ve Klinik Hizmet. Yıllar içinde koşullar değiştikçe 3 hizmet kaleminin önemi değişebilir. Ancak öğretim üyesi ünvanını kullanan kişi bu 3 ögeyi yerine getirmek zorundadır. Eğitim belki de en önemli parametredir. Bu konu ile ilgili görüşleri okurlarındır.
ÜCD’nin kurulması, şubeleşmesi ve akademik toplantılara başlanması sonrasında bir başka ifade ile ÜCD’nin doğuşunun hemen ardından 2012’de asistan eğitimi başlığı yönetim kurulu gündemine geldi. Önceki bölümlerde anlattığımız gibi “Online Asistan Eğitim Projesi” ve “Geleceğin Ürologları Yetişiyor” projeleri hayata geçirildi.
Geleceğin Ürologları Yetişiyor projesi yılın belli bir döneminde kıdemli asistanları kapsayan aktif eğitim prensiplerine göre düzenlenmiş, ülkemiz ürolojisi açısından yenilikçi bir projedir. Ancak asistanların tümünü kapsamıyor ve üroloji asistan eğitimine bütüncül bir yaklaşımı sunmuyordu. Bir başka ifade ile eğitimde bir boşluk vardı.
Bu boşluk 2014-2017 yılları arasında devam etti. Öykünün devamını gençlerden öğrenelim;
Hüseyin Eren;
“Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde Eğitimden Sorumlu Öğretim Üyesi olduğum için bazı yenilikler yapma çabasındaydım. Kendime “bu işi çözmen lazım” deyip yola koyuldum. TUKMOS’un Çekirdek Eğitim Programını indirip inceledim. Bizim fakültede KBB’de TUKMOS’a uygun hem teorik hem de pratik eğitim müfredatı yapıldığını gördüm. Bir yaz tatili boyu Campbell ve TUKMOS’a ürolojiye uygun bir teorik ve pratik eğitim müfredatı ve asistan karnesi hazırlamaya çalıştım. Günlerce diğer derneklerin internet sitelerini ve Türkiye’nin köklü üniversitelerinin sitelerini ziyaret ederek asistan eğitim karnesi örneği çıkarmaya çalıştım. Diğer derneklerde bunları bulmuşken neden ürolojide yok diye kendimce hayıflandım. Kendimce çok yol aldım ama bir şeyler eksikti ve benim tecrübem bu konuda yetersiz kalıyordu. Bunu nasıl hallederim diye fikir alışverişlerinde bulundum ve bu işin ancak dernek vasıtası ile yapılabileceğine karar verdim. 2017 Üroonkoloji kongresine İlke Onur Kazaz ile beraber aynı uçakta geliyorduk. İlke’ye bu konuyu açtım ve “KTÜ’de asistan eğitimi karnesi olup olmadığını sordum”. O da bana “ellerinde bir taslak olduğunu ama yetersiz olduğunu belirtti”. Ben de kendisine “Bu konuyu dernekte dile getireceğimi” belirttim. “Kiminle konuşacaksın?” diye sordu bana. Aklımda 2017 yılındaki pilot asistan programından dolayı benimle devamlı iletişim halinde olan Adil Esen hocam vardı. “Adil hoca ile konuşmayı düşünüyorum dedim.” İlke, Adil hoca ile eğitim nedeni ile 3 ay kadar birlikte çalışmıştı ve kendisini gayet iyi tanıyordu. Bana dönüp “Emin misin? Bak Adil hocaya bu konuyu açarsak bu işten yakamızı kurtaramayız bizi kesin olaya dahil eder dedi”. Aramızda gülüştük. Kongrede Adil hocayı bir ara yakaladık ve bu konuyu kendisine açtık. “Çocuklar bir görüşmem var ben sizi 2 saate arayacağım dedi”. İlke bana döndü “Ben sana demiştim bu iş bize kaldı “dedi. Sonra Adil hoca beni aradı ve İlke’yi de al lobiye gel dedi. Lobide Serdar Tekgül ve Şaban Sarıkaya ile beraber bizi bekliyorlardı. “Çocuklar ne istediğinizi şimdi burada anlatın dedi” “Hocam, YÖK bizden asistan karnesi istiyor. Dernek olarak bir şey yapacak mıyız?” diye sordum ve tüm olay o anda birden alev aldı.“
Adil Esen, gerek kendisinin Dokuz Eylül Tıp Fakültesi aktif eğitim projesinde yer almasının getirdiği deneyimler gerek, ulusal akreditasyon alt kurulu deneyimleri gerekse Serdar Tekgül’ün önderlik ettiği projeler ile ilgili bilgilerle süreci planlamaya başladı.
Eğitim, özellikle asistan eğitiminin objektif, ölçülebilebilir, bilimsel kurallar üzerine kurgulanması gereklidir. Özel bir motivasyon, heyecan gerektiren ve maddi karşılığı olmayan bu çalışmalar ÜCD bünyesinde yer bulmuş ve AGEP gelişmiştir. ÜCD’nin göz bebeği AGEP, Aydın Mungan’ın çizdiği logo ile ete kemiğe bürünmüş oldu.
Yukarıda belirtilen prensip doğrultusunda Adil Esen, Çukurova Tıp Fakültesinden Volkan İzol, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Hüseyin Tarhan, Karadeniz Teknik Üniversitesinden İlke Onur Kazaz, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden Hüseyin Eren, Bülent Ecevit Üniversitesinden Aydın Mungan’dan oluşan üyeler ile grubu oluşturmaya karar verdi.
Kurucu grubun son üyesi Volkan Şen’in anlatımıyla;
“Adana’da Ürolojik Cerrahi Derneği’nin bölgesel toplantısı vardı. Daha önceki bölgesel toplantılara programımı bir türlü uyduramayıp katılamamıştım ama konu Adana ve gurmelik deneyimi olunca özellikle katılmak istedim. O gün sabah uçağı ile İzmir’den gelen ekiple birlikte Adana’ya ulaştık. Otele geldiğimizde henüz toplantı saatine 4 saat vardı ve kahvaltı için arayışa geçtik. Otelin konferans salonu katında kahvaltı olabileceği söylenince oraya gittik ve toplantı yapan bir ekip gördük, Adil Hoca’mıza odanın kapısından selam verip gidecektik ki hocamız sağolsun direk Volkancım gel otur dedi :). Toplantı hakkında hiçbir fikrim yoktu ve toplantı boyunca neler konuşulduğunu, neler amaçlandığını anlamaya çalışmıştım sadece. Konuştukça laf lafı açıyor ve konuya daha hakim olmaya başlıyordum. Toplantı bittiğinde alt gruplar halinde neler yapmamız gerektiğine karar verdik. İlk basamak olarak TUKMOS, ÜCD yönetim kurulu kor çekirdek müfredatı, Campbell Üroloji Kitabı, Avrupa Üroloji Derneği ve Amerikan Üroloji Derneği güncel kılavuzlarının kullanılarak yeni, güncel ve standart bir Üroloji müfredatının oluşturulmasını kararlaştırdık. Üroloji müfredatının oluşturulmasında Hüseyin Tarhan, Hüseyin Eren, İlke Onur Kazaz, Volkan Şen ve tabiî ki de olmazsa olmazımız Merve Yıldırım’dan oluşan grup 2’şer ve 3’er hafta arayla hem Trabzon’da hem de İstanbul’da Cuma- Pazar olmak hergün 14’er saat çalışmak suretiyle görev aldık. Her görevi bitirdiğimizde bizi daha zorlu görevlerin beklediğini yeni yeni fark etmeye başlamıştık. Müfredat 32 Akademik merkeze önerilerini almak üzere gönderildi. Gelen bütün öneriler titizlikle incelendi ve müfredat revize edildi. Tam müfredat hazır derken Şaban Sarıkaya hocamızdan (ÜCD dönem başkanımız) çok güzel bir öneri geldi: Hazırlanan 834 öğrenim hedefini Bloom Taksonomisine göre revize edilmesi. Bu mükemmel öneriyle hemen tüm öğrenim hedefleri tüm gruba dağıtıldı ve müfredatımız revize edilerek daha güçlü bir duruma gelmiş oldu. Şans eseri katıldığım AGEP grubuyla mükemmel anlaşmıştım, herkesin taşın altına eline koyması, bütün işleri sahiplenmesi ve eşi benzeri görülmemiş ekip ruhuyla çalışması tüm ekibin motivasyonunun dinamik kalmasındaki en önemli unsurlardı.”
Projenin adı Araştırma Görevlisi Eğitim Programı (AGEP) oldu. AGEP’in başarısının sırrı kişisel damladan ekipçe okyanus olmayı başarmasından geçmiştir. (Not: bu satırların yazarı Adil Esen’in görüşü)
Gelecek nesillerin “Ekip kavramını” anlamaları için AGEP öyküsünü okumaları önerilir.
Yaklaşık 3 buçuk ayda üroloji müfredatı oluştu. Müfredat tablosunu AGEP grubu tarafından bir Rembrandt tablosu keyfinde izleniyordu. Hakikaten çok keyif verici bir durumdu. Temmuz başında müfredat mevcut ama ortada çekilen hiçbir ders yoktu. 15 Eylül 2018’de eğitim dönemi başlayacaktı. Süre çok kısa, bilinmeyenler çok fazla, yol çok uzun ama yapacaklarına inançları ve grubun tam bir ekip ruhuna sahip olması en büyük başarı güvencesiydi. 90 dersi anlatmak üzere Adil Esen tek tek ülke çapındaki hocaları aradı. 93 aramanın sonucunda 90 hoca kendilerine uygun görülen dersleri anlatmayı kabul etti.
Derslerin videolarını çekimi aşamasında hoş anektodlar yaşandı; İstanbul çekiminde bir hoca kendine ait ders dışında ikinci bir dersi de hazırladığı fark edildi. Hoca kendi anlatması gereken ders bitmesine karşın anlatımına devam edince ortaya çıktı ki diğer dersi de çok detaylı bir şekilde hazırlamış. Dersi anlatacak İlke Onur Kazaz, anlatımı beğendi ve kendi dersinden feragat etme kararını o anda aldı. Ankara’da ki çekimde anlatacak hocaya kravat AGEP grubundan sağlandı. Çekimlerde tüm detayları göz önünde bulundurulmasına karşın çekim hataları da oluyordu. Örneğin video dersleri izleme aşamasında fonda çatal bıçak seslerini duyuluyordu.
Çekimlerin devamını Hüseyin Eren’den öğrenelim.
“Ardı sıra gelen toplantılar ile projemiz şekillendi ve hayata geçti. İlk çekim için İstanbul’da görev aldım. Çekim günü tatildeydim ve gelmeden bir gün önce sağ ön dişimi kırmıştım. Zar zor bir diş hekiminin yardımı ile dişimi yapıştırıp uçağa atlayıp İstanbul’a gittim. Volkan Şen’le beraber çekimlere başladık. Ciddi bir sorun yaşamadan günü bitirdik ve akşamında tatilimi yapmaya geri döndüm. 1 hafta sonra Ankara’da çekimler olacaktı ve ben de ders anlatacaktım. Anlatacağım dersin hazırlığını yaparken çok heyecanlanmıştım. AGEP’in seline kapılmış gidiyordum. Tüm tatil boyu ders çekimi için çalışırken hanımdan ve çocuklardan da sitem yiyordum. Doktor olmayan eşime AGEP’i anlatmakta güçlük çekiyor ama iyi bir ürün çıkaracağımızı söylüyordum. Nihayet Ankara’ya çekim için gelmiştim. İlke’de Trabzon’dan çekimler için gelmişti. İçerde sıcak simit, çay ve harika kahvaltı sofrası vardı. Benden önce çekimler başlamıştı. Çekimler sırasında kapı çalıyor, çatal bıçak sesi çıkıyor ve köpekler dışarıdan havlıyordu. Acaba bu sesler kayda giriyor mu endişesini yaşıyorduk. Nihayetinde kayıtlara bu sesler girdi ve daha sonra özverili çalışma ile sesler minimalize edildi. Kendi ders çekimim de çok heyecanlandım ama sorunsuz çekimi bitirdim. 40 dakikayı geçmediğim için çok sevinçliydim. Sonraki çekimler İzmir’de yapıldı ve 2018 ÜCD kongresi öncesi Eylülden Kasıma kadarki dersler hazır hale getirildi. Eylül ayı itibarı ile ilk derslerimiz başladı ve yavaştan takdirleri almaya başladık. Uzun ve meşakkatli bir uğraşı sonucunda ürün ortaya çıkmış ve paylaşılmıştı. Asistanlardan çoğu güzel dönüşler alınıyordu. Kalan dersler için Kasımdaki kongrede hummalı bir çalışma yaptık ve tüm dersleri bir tanesi hariç çekebildik. Muhteşem bir işi çıkmıştı ve kutlamayı hak etmiştik. Kongre açılışında AGEP ekibi olarak sahneye davet edilip Şaban hocamızdan teşekkür belgesi almak benim için unutulmaz bir andı. 1000’den fazla ürologun önünde emeklerimiz onere edilmişti. ”
15 Eylül’e gelindiğinde 44 merkez 240 asistan ile 2018-2019 Eğitim Dönemi başladı. Görev dağılımı;
- Hüseyin Tarhan, Eğitim Sorumluları ile İlişkiler
- Volkan İzol, Müfredatın İzlenmesi ve Revize Edilmesi
- İlke Onur Kazaz, Video Derslerin Çekilmesi ve Revizyonu
- Hüseyin Eren, Sınav Sorumlusu
- Volkan Şen, Tam bir jokerdi.
Eğitim merkezleri ile koordinasyon görevi de Hüseyin Tarhan’ındı;
”AGEP süreci benim için 2018-2019 döneminde 229 araştırma görevlisi ve 43 merkezle başladı. Bu ekip herkesin bir görev tanımı vardır. Benim görevimde Adil ağabeyin belirttiği gibi Eğitim sorumluları ile ilişkiler ve ders takibidir. İlk başta açıkçası nasıl olacak nasıl tepkiler alacağım bilmiyordum. Çünkü eğitim sorumlularını arayıp araştırma görevlisi arkadaşları resmen hocalarına şikayet ediyordum. Zamanla onlar bana ben onlara alıştım. Hatta telefonu açtıklarında ders dinleme durumumuz kötü mü endişesi duyduklarını söylemeye başlamışlardı. Zamanla herkes tarafından benimsendik ve kabullenildik. Çünkü amacımızın, sadece araştırma görevlisi arkadaşların eğitimine katkıda bulunmak olduğu herkes tarafından anlaşıldı ve kabul edildi. Araştırma görevlisi arkadaşların ne zaman bedelli askere gittiklerini, ne zaman dönecekleri bilir hale gelmiştik. Hatta ne zaman düğün yapacaklarını ve balayının ne zaman biteceğini rahatlıkla söyleyebilir olmuştum. Bu kadar yüksek sayıdaki araştırma görevlilerinin koordinasyonu hiç kolay olmamıştı.” İki haftada bir e-mail ile alacakları derslerin linkleri gönderildi. 15 gün süre dolduğunda Hüseyin Tarhan dersleri izlemeyen araştırma görevlilerinin eğitim sorumluları ile görüşerek dersleri tamamlamalarını sağladı.
Bizim açımızdan en zor ana gelinilmişti.
Sınav;
Sorular sisteme girildi, teknik olarak altyapı yeniden düzenlendi. Sınav öncesi yazılımı test edildi. Herşey mükemmel görünüyordu. 30 Mayıs 2019 Tarihinde sınav sorumlusu Hüseyin Eren İzmir’e geldi ve Adil Esen’in ofisinde Adil Esen, Hüseyin Eren, Volkan Şen, Cem Kutluer ve Merve Yıldırım toplandı. Saat 10:00’da bütün anabilim dallarının girmesi için sınav linki gönderildi. Ardından whatsapp grubundan mesajlar gelmeye ve telefonlar çalmaya başladı. Hepsi tek bir kelimeyi haykırıyordu. “Giremiyoruz.” Deneyimi son derece sınırlı ama ülke çapında organizasyon cesaretini gösteren AGEP Kurulu bir anda paniklemeye başladı. Hatalar başlar başlamaz da bir telefon trafiği başladı. Bir yandan sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk, bir yandan da eğitim sorumluları bilgilendiriliyordu. İlerleyen dakikalarda sorunun ne olduğu anlaşılmaya başlandı. Yazılım uzmanı Cem Kutluer’in tabiriyle sorun “Aynı anda 60 kişinin geçebileceği bir kapıdan 240 kişiyi geçirmeye çalışınca kimsenin kapıdan içeriye girememesi.” idi. Tabii araştırma görevlilerinin bir kısmı işlerinin başına dönünce web sitesinin yükü hafifledi ve kalan araştırma görevlileri sınava başladı. Giremeyen araştırma görevlilerinin eğitim sorumluları ile tek tek görüşüldü ve yeni bir tarih belirlendi. Umulduğu gibi olmasa da herkes sınava alındı.
31 Mayıs krizini sınav sorumlusu Hüseyin Eren’in kaleminden okuyalım:
“AGEP yolculuğum boyunca 31 Mayıs 2019 yılında yaptığımız sınavlar benim için en acı ve tecrübeydi. Sınav sorumlusu olarak tüm okların hedefinde olduğum o günden yine Adil hocamın ufak dokunuşları, eğitim sorumlularının anlayışı, Volkan Şen, Cem ve Merve’nin inanılmaz özverileri ile sınavdan tek parça çıkabilmiştim. Anıları bol bu süreç içinde var olmaktan ve böyle bir ürünü çıkarmış olmaktan dolayı kıvanç duyuyorum. İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum.”
AGEP grubu için kötü bir deneyim oldu ama krizi yönetiminin ne olduğunu öğrendiler. Krizi eğitim sorumlularının AGEP projesine inancı ve iyi niyeti, sınav denetim ekibinin takım ruhu, motivasyonu ile başarıya dönüştürüldü. Tüm sorunlara rağmen sınav başarı ile tamamlandı. Herkesi heyecanlandıracak bir vizyon, iyi niyetli katılımcılar başarıda en önemli parametre olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bardağın boş yanı görülmek isteniyorsa tabii ki o açıdan gözlenebilir. Eleştiri yapıcı olduğu zaman, gelişime katkıda bulunur. Gelecek yıl aynı stresi yaşamamak için her türlü önlem alınmasına karar verildi. Sınav sonuçları sadece araştırma görevlilerinin kendileri ve eğitim sorumlusuna gönderildi. Yıl sonunda ise eğitim sorumluları ile toplantı düzenlenerek kendilerine sertifika sunuldu. Toplantı geri bildirimlerinin olumluluğu gerçekten göz yaşartıcı idi. AGEP kurulundaki herkes projenin bir parçası olmaktan dolayı gurur duyuyordu.
AGEP Kurulunun son üç üyesi ise Burak Argun, Yunus Emre Göğer ve Sıtkı Ün oldu. Burak Argun Türkiye’deki ürologlar arasında eğitim doktorası olan tek uzman olması ve eğitime inanmışlığı AGEP’e her zaman çok katkısı olmasını sağladı. Eğitime “Ben yaptım oldu.”, “Deneyimlerim sonucu” gibi ampirik yaklaşımlardan çok bilimsel ve sistematik bakış açısı getirdi. Yunus Emre Göğer’in iyi niyetli, çalışkan yaklaşımı kurula ek enerji getirdi. Sıtkı Ün ise ürologluk hayatının ilk basamaklarında, AGEP’in olgunlaşma sürecine katkısı oldu.
2018-2019 dönemi sınav ile biterken 2019-2020 dönemi Temmuz’da iki günlük değerlendirme toplantısı ile başladı. 2 gün boyunca günde 10-12 saatlik toplantılarla bütün AGEP projesi masaya yatırıldı. Alt projeler oluşturuldu. Her alt projenin basamakları belirlendi. Her alt projenin sorumlusu ve “deadline” belirlendi. Tüm toplantıda alınan kararlar tutanak haline getirildi. Toplantıdan sonra alt proje sorumlularına sorumlu oldukları kısım ayrıca gönderildi. Bütün projenin takip ve denetim işi ise Adil Esen’e aitti. AGEP kurulunu bir buçuk yılda ilk toprağa atılan kazmadan ülke çapında kabul edilen bir gökdelen oluşmasının en önemli nedeni ekip ruhuydu. Ekip demek karşılıklı güven ve saygı demektir. Başından sonuna değil iki buçuk yıl içinde ekip hiç kriz yaşamadan varlığını devam ettirdi. Bu dönemde gerek Üropedia gerek AGEP kuruluş ve ilk adımlarında önemli rolü olan Cem Akbal işi nedeniyle ara vermesi üzüntü kaynağı oldu. Cem Akbal’ın AGEP’te her zaman hatırlanacak emeği olduğunu bir kez daha belirtmek gerekir.
Ürolojik Cerrahi Kongresinde AGEP T-shirtlerini planlayan Aydın Mungan’ın sayesinde tam bir takım görünümündeydik.
2019-2020 eğitim dönemi için Hüseyin Tarhan’ın yorumu:
“2018-2019 dönem bizim çıraklık dönemimizdi. 2019-2020 dönemi 58 merkez 350 araştırma görevlisi arkadaşımızla başladı. Bir önceki yıl programda gösterdiğimiz başarı meyvesini vermeye başlamıştı. Artık araştırma görevlisi arkadaşlar bulundukları merkezdeki hocalarına baskı yapıp AGEP’e dahil olmak istiyorlardı. Amacımızın sadece kaliteli ve yapılandırılmış bir eğitim olduğu herkes tarafından kabul görmüş ve anlaşılmıştı. Ayrıca yurt dışına bir açılımımız oldu. Somali Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi AGEP programına dahil oldu.”
2019-2020 Eğitim Dönemi 1 Eylül’de başladı. AGEP bilinirliği ülke çapında artmıştı. Eğitime 58 Anabilim Dalı ve eğitim kliniği katılma kararı aldı. Bir yıl önceye göre 14 merkez daha programa katılmış oldu. Hiçbir merkezde ise ayrılma eğilimi yoktu. Hatta bazı anabilim dalları AGEP’i kendi resmi araştırma görevlisi eğitim programı olarak akedemik kurullarından karar çıkardılar. Tıp Fakülteleri akademik kuruluna da onaylattılar. Ek’te Çukurova Üniversitesi, Namık Kemal Üniversitesi, Ahi Evran Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültelerinin AGEP’in resmi eğitim programı olarak kabul ettiklerine dair belgeler sunulmaktadır.
Mart 2020’ye geldiğimizde dünya bir anda yepyeni bir sürece girdi. “Covid süreci”. O ana değin ders izlenme oranının %90’ları geçmesini yetersiz buluyor aktif bir şekilde eğitim sorumluları ve araştırma görevlileriyle iletişime geçiliyordu. Covid sürecinde hastanelerin standart sağlık hizmeti durduruldu. Poliklinikler potansiyel Covid hastalarının tanısına ayrıldı. Servisler de pandemi servisi adı altında sadece enfekte olan hastaların tedavisine ayrıldı. Ameliyatlar çok aciller dışında iptal edildi. Araştırma görevlileri ise pandemi poliklinik ve servislerinde nöbet tutma zorunluluğunda kaldılar. Bu durum onları bulaş yönünden çok riskli duruma soktu. Doğal olarak hepsinde anksiyete ve endişe katsayısı yükseldi. Koşulların getirdiği bu durum karşısında AGEP Kurulu eğitimin takibi sürecini askıya almaya karar verdi. İsteyen araştırma görevlileri istedikleri zaman video derslerini izleyebileceklerdi. AGEP grubu da sistemin ek müdahale olmadan ne düzeyde çalıştığını test etmiş olacaktı. 3. Ayın sonuna gelindiğinde izleme oranlarının %90’ı geçtiğini görmek AGEP grubunu son derece mutlu etti. Hatta İbn-i Sina Tıp Fakültesindeki bir araştırma görevlisinin dersleri 2 aydır izlemediği fark edildiğinde durumu sorguladılar ve araştırma görevlisinin Covid pozitif olduğunu öğrendiler. Dernek başkanı Aydın Mungan kendisini arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti. 18. Dersler Mayıs 2020’de sonlanırken, 1 yıldır hazırlanılan sınav tarihi yaklaşıyordu. 1 yıl önce yaşanılan krizi bir kez daha yaşamamak için yıl boyunca hazırlanıldı. Yazılım tamamiyle yenilenmiş, yeni bir sunucu kiralanmış, yedek olarak hali hazırda kullanılan sunucuda da sınava hazırlanmıştı. Hazırlıklar sonrası 1000 kişilik bir test uygulandı. Sınav soruları seçildi ve şubat ayında hazır hale gelindi. Ancak Covid süreci ortaya çıkınca araştırma görevlilerini bir salonda toplamak imkansız hale geldi. Bu nedenle her araştırma görevlisinin evinde girebileceği şekilde sınavın yapılmasına karar verildi. Tabii ki sınav komitesi de denetimi bulunduğu yerlerden sağlayacaktı.
Fotoğrafta gördüğünüz gibi Rize, İzmir ve Ankara’dan sınavı hep birlikte denetlendi ve yönetildi. Sınava 341 araştırma görevlisi 57 merkezde girdi. Sınav gerçekten herhangi bir sorun olmadan saat 19:30’da sonlandı. 19:30’a ulaşıldığı zaman ekip kutlamalara başlamıştı. Ancak Volkan Şen önündeki ekranda 19:32 olmasına rağmen bir asistanın cevap girdiğini tespit edince bir anda tüm grup şaşırdı. 19:34’te bir cevap daha girebilince paniklediler. Hemen sistem kapatıldı. Daha sonra anlaşıldı ki yazılımda 19:30’da sınavın durdurulması komutu çalışmıyordu. Bu da hiçbir araştırma görevlisinin ve eğitim sorumlusunun fark etmediği bir kriz olarak tarihe geçti. Sınavla birlikte 2019-2020 eğitim dönemi sonuçlanmış oldu. 2 buçuk yıllık bir dönem içinde ulaşılan noktanın inanılmazlığı AGEP grubunu fazlasıyla mutlu ediyordu. Einstein’ın “Önemli olan hayaldir, bilgi değil.” sözü kulaklarında çınlıyordu.
2017 yılında bir kongre lobisinde ilk tohumu atılan proje 1 buçuk yılda ülkenin her noktasına dalları ulaşan bir ağaç haline gelmişti. Tabii ki ağacın beslenmesi, budanması ve sulanması gerekli ise AGEP projesine de devamlı ilgilenilmesi ve emek harcanılması gerekliydi.
Ağaç yeni tomurcuklar veriyordu;
2019-2020 yılında sanal anatomi eğitimi, pratik endoskopi eğitimi, tamamlayıcı eğitim, modülleri başlandı.
- Pratik eğitim sorumluları; Burak Argun ve Volkan İzol
- Sanal anatomi eğitiminin sorumluları; Hüseyin Tarhan, Volkan Şen ve Yunus Emre Göğer
- Tamamlayıcı eğitim modülü; Volkan Şen
Yukarıda belirtilen alt projeler bir yıl önce pilot niteliğinde yapılmaya başlamıştı. 2014-2015 yılında oluşturulan Geleceğin Ürologları Yetişiyor toplantısının önemli kısmı “AGEP Endoskopik Pratik Eğitim” toplantısına ayrıldı. Toplantıda önceki toplantılarda olduğu gibi aktif teorik eğitimde devam etti. Toplantıyı planlayıcılardan Burak Argun’un kaleminden okuyalım:
“AGEP/ Geleceğin Ürologları Yetişiyor pratik eğitimini Tuzla’daki Otel’de yaptığımızda 10 istasyon kurduk ve her istasyona bu işle ilgilenen ve üreteroskopi ve laparoskopide yetkin kişilerden oluşan 15 kişilik bir eğitmen listesi oluşturduk. Bu eğitmenlerin transfer ve katılımları konusunda ÜCD bize koşulsuz destek oldu. Üreteroskopi ve sistoskopi yapılandırılmış eğitim müfredatını bir sonraki seviyeye taşımak için sayısız görselden oluşan teknik bir eğitim föyünü yine AGEP ekibi olarak hazırlayarak işe başladık. Toplamda 26 sayfa olarak hazırladığımız föyü asistan arkadaşlarımıza yine online olarak gönderdik ve pratik eğitim öncesinde teorik bir sınava tabi tutarak ilk defa yapılandırılmış bir OSCE gerçekleştirmiş olduk. Zilli sınav olarak planladığımız bu sınavda Üreteroskopide kullanılan nerdeyse bütün cihazların içinde bulunduğu istasyonlar kurarak ve föye bağlı kalarak gerçek hayat simülasyonlarını da ekleyerek (kırık ve bozuk üreteroskopi cihazlarının yönetimi gibi) ilk ulusal bazda OSCE gerçekleştirilmiş oldu. Toplam 37 Asistan arkadaşımıza toplamda 10 istasyon ( 8 Laparoskopi ve 2 URS ve Holmium Lazer litotripsi ) üzerinde yapılandırılmış Sistoskopi-Üreteroskopi müfredatı ve ayrıca yapılandırılmış müfredat olmaksızın Laparoskopi temel eğitimi verdik. Tabiri yerindeyse özel ders kıvamında, her asistan arkadaşımıza her istasyonda tam olarak 30 dakika ayrılması ve zilli sınav mantığında 5 istasyonda toplamda iki buçuk saat ayrılması, kursun geri dönüşlerini farklı bir noktaya taşıdı. Bu yapılandırılmış üreteroskopi eğitimi ve sınavını yapılandırılmış bir laparoskopi föyü ile destekleyerek bir sonraki yılı planlarken COVİD 19 ve pandemi sürecini yaşamamız pratik eğitimi uygulamamızı mümkün kılmadı. Bizde laparoskopi föyü oluşturup daha sonra güncelleyerek yine üreteroskopi ve sistoskopi föyü gibi online bir platformda paylaşacağımız, içinde kısa ameliyat videolarının da olduğu bir online paltforma dönüştürmek istedik. Özetle başlangıçta 16 sayfa olan föy günün sonunda 66 sayfalık bir föye dönüştü. Bu föyde ayrıca textboxlarda olmayan cerrahların ‘’Tips and Tricks’’ diye adlandırdığımız pratik bilgilerinin paylaşılmasını istedik. Volkan İzol kendi pratik bilgilerini bize föyde detaylı olarak aktardı. AGEP’ e özgü olması ve telif hakkı problemi yaşamamak için özgün olmayan hiçbir imajı paylaşmadım. Bazı operasyon malzemelerinin pahalı malzemeler olması nedeni ile ameliyathanede o cihazların açıldığını bana haber veren bir ekip kurup, cihazları fotoğraflandıktan sonra orjinal resimleri bana gönderen veya kullanmadan önce benim fotoğraflamamı bekleyen tüm hemşire ve cerrah arkadaşlarımada ayrıca teşekkür ediyorum. Toplamda 650’den fazla fotoğraf çekerek Sistoskopi-üreteroskopi ve laparoskopi föylerini hazırladık.. Amacımız asistanlık süresi sonrasında uzman olacak olan arkadaşlarımızın gittikleri kliniklerde kullanılan malzemelerine gitmeden önce en azından aşina olmaları, teknik ve klinik bilgilerinin yeterli düzeyde olmasıydı.
AGEP yönetim kurulu toplantısında föylerin kitaplaştırılması kararı çıktıktan sonrada bu föylerin dahada zenginleştirilmesi ve daha farklı bakış açıları oluşturulması için sadece AGEP yönetim kurulu içinden olmayan daha önce bize Geleceğin Ürologları Yetişiyor pratik eğitim kursunda yardımcı olan arkadaşlarımızdan oluşan bir ekip kurarak Endoskopik Enstrümantasyon Vol 1 çıkarılması planlandı. Bu Volümde Sistoskopi üreteroskopi ve laparoskopi konuları ile ilgili enstrümantasyon ve cihaz bilgisi paylaşılacaktır. Volüm 2 de ise TUR, PNL ve robotik Cerrahi enstrümantasyon ve cihazları ile ilgili teknik bir kitap AGEP ürünü olarak sadece asistan kardeşlerimle değil aynı zamanda uzman arkadaşlarımıza yönelik oluşturulması planlanmıştır. “
Değişimde ancak ölçümlerin eşliğinde gerçekleştirilmesi lazımdır. Ölçümler eşliğinde gerçekleşecek olanları “gelişim” olarak değerlendirebilir. Geleceğin Ürologları Yetişiyor toplantıları önceki sayfalarda belirtildiği gibi oluşturulduğu yılda çok yenilikçi bir proje olmasına karşın 4 yıl sonra değişime ihtiyacı olan bir proje haline gelmişti. Çağımız, kurumları hatta insanları baş döndürücü hızda değişime zorluyor. Belki de Geleceğin Ürologları Yetişiyor toplantısı bunun tipik bir örneği. Toplantılardan alınan geri bildirimler AGEP ile hayata geçirilen yenilikler, Geleceğin Ürologları Yetişiyor toplantısının “evrilmesine” yol açtı. Toplantının sekreteryasını üstlenen Serkan Doğan’ın açık görüşlülüğü ve kendi bebeğini koruma dürtüsünden çok geliştirme amacını taşıması değişimde önemli bir unsurdur. Bu örnekte belirttiğimiz gibi var olanı korumak günümüz için yeterli bir kavram değildir. Sürekli gelişim ihtiyacı biraz önce bahsedildiği gibi zorunluluktur. Özetle “Değiş ya da yok ol”.
Yeni toplantı formatı ile 2019 Haziran’ında Geleceğin Ürologları Yetişiyor toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 36 kıdemli araştırma görevlisi geri bildirimlerini mükemmel olarak doldururken, katılamayanlar bir yıl sonrası için eğitim sorumlularına baskı yapmaya başladılar. Eğitim sorumlularının gelecek yılki kontenjanlarla ilgili geri bildirimleri projenin doğruluğunu gösteriyordu.
AGEP Kurulu toplantı sonrasında detaylı bir endoskopi kitabı oluşturmaya karar verdi. Okumakta olduğunuz kitapla birlikte 2020, 5. ÜCD Ulusal Kongresinde yayınlanacak. Endoskopi pratiği konulu kitap da ulusal düzeydeki ilklerdendir.
Kitapta yer alacak fotoğrafların orijinalliği, entelektüel hukuki sorunlar oluşturmaması için “Copy-paste” yapılmaması kararı alındı. Özgün olma, entelektüel haklara dikkat etme ve kaliteli bir ürün ortaya çıkarmanın örneği olan bir ürün yaklaşık 1 yılda ortaya çıkarıldı. Bu kitapta Burak Argun ve Volkan İzol’un yöneticiliği, İlke Onur Kazaz, Hüseyin Eren, Yunus Emre Göğer ve Volkan Şen’in katkısı çok çok önemli idi. Kitap ekip çalışmasının, ekipteki bireylerin birbirlerine güvenlerinin sonucuydu.
AGEP bir yandan “sınırlarını sınırsız” haline getirme kararı aldı ve kapısını uluslararası konuşmacılara açtı. Bu amaçla Amerikan Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Chris Evans Prostat Kanseri, Prof.Dr. Ervin Kocjancic Yapay Sfinkter, Prof Dr. Alaa El-Ghoneimi Minimal İnvaziv Pediatrik Üroloji, Prof Dr. Derya Tilki Prostat Kanseri, Prof. Dr. Marco Castagnetti Distal Hipospadias konularında AGEP-TEM için ders hazırlayıp sundular. Böylelikle AGEP globalleşme adımları atmaya başladı.
2019 yılında bir başka pilot proje ise Sanal 3D Anatomi Eğitimi projesiydi. Proje TOBB anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Selçuk Tunalı, Aydın Mungan, Hüseyin Tarhan, Yunus Emre Göğer ve Volkan Şen tarafından gerçekleştirildi.
Aydın Mungan’ın kaleminden Sanal Gerçeklik Eğitimini öğrenelim;
“AGEP programına yeni bir vizyon getirecek çıtayı daha yukarıya çekecek 3 boyutlu ürolojik anatomik cerrahi eğitimi eklenmesi kararı alındı. Bu karar doğrultusunda TOBB Üniversitesi Anatomi Anabilim Dalında 28 Mayıs 2019 tarihinde Z-Space yazılım programı ile AGEP’in 1. Yıl eğitimini alan 10 araştırma görevlisine 3D sanal gerçeklik ile ürolojik anatomik cerrahi eğitimi verildi. Proje TOBB anatomi anabilim dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Selçuk Tunalı, Dr. Adil Esen, Dr. Aydın Mungan, Dr. Hüseyin Tarhan, Dr. Yunus Emre Göğer ve Dr. Volkan Şen tarafından gerçekleştirildi. Bu program 4 aşamalı idi. İlk aşamada program tanıtıldı, nasıl kullanılacağı anlatıldı. İkinci aşamada sanal gerçeklik ile ürolojik cerrahi anatomi eğitimi verildi. Üçüncü aşamada kendi kendine çalışma zamanı verildi. Dördüncü ve en son aşamada ise sanal gerçeklik üzerinde bir ölçme değerlendirme sınavı yapıldı ve anlatılanların ne kadar öğrenildiği değerlendirildi. Ölçme değerlendirme sırasında anatomik oluşumların isimleri sistemden çıkartılamıyordu, yazılım buna müsade etmiyordu. Ancak isimler varken de objektif bir ölçme değerlendirme yapılması mümkün değildi. Bu neden ile anatomik oluşumların isimleri yazılım programının dil seçeneğini kullanılarak Çinceye çevrildi.”







